Ortak Açıklama: LGBTİ+’ları ve LGBTİ+ haklarını savunanları kriminalize eden herhangi bir yasa teklifi sunulmamalı veya kabul edilmemelidir
Yakın zamanda basına sızan ve “11. Yargı Paketi” olarak anılan yasa teklifi taslağı, Türk Ceza Kanunu’nda, Türk Medeni Kanunu’nda ve altı diğer yasada yapılması öngörülen değişiklikleri içermektedir. Bu taslakla, bir yıl içinde LGBTİ+’ları hedef alan bir yasa teklifi üçüncü kez kamuoyunun gündemine gelmiş oldu.
Basına sızan taslak, Türk Ceza Kanunu ve Medeni Kanunu’nda kabul edilmeleri halinde, LGBTİ+ kimliklerinin her türde kamusal görünürlüğünü suç kapsamına alacak, LGBTİ+’ların özel hayatına müdahale edebilecek ve hayati öneme sahip cinsiyet uyum süreçlerine erişimi son derece zorlaştıracak değişiklikler içermektedir. Ayrıca, taslakla önerilen yeni bir madde, bu yasalara aykırı olarak herhangi bir tıbbi süreçten geçen kişilere ve bu tıbbi müdahaleleri gerçekleştiren sağlık uzmanlarına hapis cezaları getirmektedir. Bu yasal değişiklikler, meclise sunulmaları ve genel kurulda kabul edilmeleri halinde, Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülüklerinin açık bir ihlali olacak ve LGBTİ+’lara yönelik yaygın ayrımcılığı daha da köklü hale getirecektir. Aynı zamanda, LGBTİ+ haklarını savunan veya LGBTİ+ haklarıyla ilgili haber yapan kişileri de kısıtlayacak ve kriminalize edecektir.
Bu taslak değişiklikler, yetkililerin son on yıldır süregelen ve LGBTİ+’ların haklarını çeşitli şekillerde kısıtlayan baskılarının bir parçasıdır.
2015 yılından bu yana yetkililer, barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğü hakları ile ayrımcılık yasağına aykırı olarak Onur Yürüyüşleri’ne genel yasaklar getirmekte, kolluk görevlileri barışçıl protestocuları sistematik olarak hukuka aykırı güç kullanımına maruz bırakarak gözaltına almaktadır. Ayrıca, sergiler ve toplantılar gibi LGBTİ+ etkinlikleri yasaklanmaktadır.
Translar ve hakları özellikle hedef alınmaktadır. Transların cinsiyet uyum sürecine erişimleri halihazırda son derece kısıtlanmış durumdadır. Örneğin, Haziran ayında, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, mevcut yasaları ihlal ederek “cinsiyet hormonu ilaçlarının suistimalini önlemek” gerekçesiyle 21 yaşın altındaki kişilerin cinsiyet uyum sürecinde kullanılan belirli hormonlara erişimini kısıtlayan bir talimat yayımlamıştır.
Bazı siyasetçiler ve üst düzey hükümet yetkilileri, LGBTİ+’ları ‘aile kurumuna ve kamu düzenine tehdit’ olarak göstererek LGBTİ+’lara karşı ayrımcı ve damgalayıcı söylemlerde bulunmaya devam etmekte ve böylelikle LGBTİ+’lar ve onlarla dayanışanlar için düşmanca bir ortam yaratmaktadır.
Basına sızan teklifler, yetkililerin LGBTİ+’ları hedef alan girişimlerinde artışa işaret etmektedir. Bunlar aynı zamanda LGBTİ+’ların toplumda daha da ötekileştirilmesine, damgalanmasına ve kriminalize edilmesine zemin hazırlamakta ve LGBTİ+'ları insan hakları ihlallerine daha fazla maruz kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır.
Bizler, aşağıda imzası bulunan sivil toplum ve insan hakları örgütleri olarak, basına sızan bu yasa değişikliği önerilerine kararlı bir şekilde karşı çıktığımızı ifade ediyoruz. Herkes, insan onuruna yakışır bir hayat sürebilmeli ve yaşam, özgürlük ve güvenlik hakları da dahil tüm insan haklarından tam olarak yararlanabilmelidir. Bu nedenle, LGBTİ+ haklarını korumaya, insan haklarını savunmaya ve herkes için eşitliği ve insan haklarını savunan herkesin yanında durmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.
Tüm milletvekillerini, LGBTİ+’ları ayrımcılığa maruz bırakan ve kriminalize eden yasal değişiklikler yapmamaya ve Türkiye’nin eşitlik ve ayrımcılık yasağını güvence altına alan anayasası ile uluslararası insan hakları yükümlülükleri uyarınca, LGBTİ+’ların haklarını korumayı kamuoyuna taahhüt etmeye çağırıyoruz. Bu ve benzeri tekliflerin resmen oylamaya sunulması halinde, tüm milletvekillerini bunları kararlılıkla reddetmeye çağırıyoruz.
Yetkilileri, LGBTİ+’lara karşı ayrımcı ve damgalayıcı söylemleri derhal durdurmaya çağırıyoruz. Yetkililer bunun yerine, insan hakları örgütlerinin uzun yıllardır belgelediği, kolluk görevlileri de dahil kamu görevlilerinin toplumsal cinsiyetle ilgili yerleşik kalıp yargıları ve kurumsal homofobi ve transfobiyle mücadele etmek üzere pozitif adımlar atmalıdır.
İmzacı örgütler olarak, LGBTİ+ haklarını savunmaya kararlıyız ve yan yanayız, birlikte güçlüyüz!
İletişim ve kurum imzası için [email protected] adresine eposta gönderebilirsiniz.
For the English version of the statement, please scroll down.
İmzacı Kurumlar
3H Hareketi Derneği
17 Mayıs Derneği
20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği
Adana LGBTİQ+ Dayanışma
Adil Yargılanma Hakkına Erişim Derneği
Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV)
Anadolu LGBTİ+
Ana Fatma Cemevi / Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi
Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER)
Ankara Dayanışma Akademisi
Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi
Ankara Pride
Anka Üreten Kadın Derneği
Anlayış İçin Gençlik Derneği
Antalya BİZ LGBTİQ+ İnisiyatifi
Antalya Feminist Kolektif
Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği
Antikapitalist Çalışanlar
Antikapitalist Kadınlar
Antikapitalist Öğrenciler
Aralık Feminist Kolektif
Aramızda Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği
Aryen Hûner Derneği (Van)
Atölye Deneme Sanat ve Ekoloji Derneği
Avrupa Kadın Lobisi Türkiye Koordinasyonu
Aydın LGBTİ+ Dayanışması
Barış için Kültürel Araştırmalar Derneği (BAKAD)
Bilkent Üniversitesi Renkli Düşün Kulübü
Bilim, Sanat, Eğitim, Araştırma ve Dayanışma Derneği (BİRARADA)
Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşleri Sendikası (BİRTEK-SEN)
Bodrum Kadın Dayanışma Derneği
Bodrum Kadın Platformu
Burak Özgüner Hayvan Hakları Çalışma Merkezi (BurHak)
Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği
Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD)
Cinsiyet Eşitliği Politikaları Derneği
Civil Rights Defenders
Çanakkale Pride LGBTİA+ Topluluğu
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şubesi
Çağdaş Hukukçular Derneği Mersin Şubesi
Datça Kadın Platformu
Demeter Eşitlikçi Kadınlar Derneği
Demokrasi için Birlik
DEMOS Araştırma Kolektifi
Direnişin Renkleri
DİSK Basın-İş
Disk Dev Emekli Sen Van Şubesi
Disk Genel İş Van Şubesi
Doğaya Dönüş Derneği
DTCF LGBTİ+ Dayanışması
Ecofrogs
Eğitim-Sen Ankara 5 No'lu Üniversiteler Şubesi
Ekoloji Birliği Kadın Meclisi
Emek Benim Kadın Derneği / Muğla
Emek ve Adalet Platformu
Engelli Hayvanları Koruma ve Hayvan Hakları Derneği
Joint Statement: Don’t introduce or adopt any legislative proposals criminalizing LGBTI+ people and those who defend their rights
A recently leaked draft law proposal, publicly known as the “11th Judicial Package,” includes amendments to the Turkish Penal Code, Civil Code and six other laws. This marks the third time within a year that legislative proposals targeting LGBTI+ people in Türkiye have been put into the public domain.
The leaked draft includes amendments to the Turkish Penal and Civil codes that, if adopted, would criminalize any public expressions of LGBTI+ identities and could interfere with their private lives as well as making accessing vital gender-affirming procedures extremely difficult. Further, a new proposed article imposes prison sentences for people going through any medical procedure in violation of these laws, including medical professionals who carry them out. If these legal changes are introduced in parliament and adopted, they would constitute a blatant violation of Türkiye's international human rights obligations and further entrench widespread discrimination against LGBTI+ people. They would also undermine and criminalize those who defend LGBTI+ rights more broadly or those who report on LGBTI+ rights.
These draft proposals are part of the authorities’ ongoing crackdown that curtails the rights of LGBTI people in various ways over the past ten years.
Since 2015, authorities have imposed blanket bans on Pride marches in violation of the rights to peaceful assembly, expression, and non-discrimination with law enforcement officials systematically using unlawful force and detaining peaceful protesters. LGBTI+ events such as exhibitions and meetings have also been banned.
Trans people and their rights have particularly been targeted and their access to gender affirmative healthcare is already severely restricted. For example, in June, the Turkish Medicines and Medical Devices Agency issued a directive restricting access to specific gender-affirming hormones for people under 21 allegedly “to prevent the misuse of these drugs” in violation of the existing laws.
Some politicians and high-level government officials continue to use discriminatory and stigmatizing rhetoric against LGBTI+ people, portraying them as ‘a threat to family and public order’, thereby creating a hostile environment for LGBTI+ people and their allies.
The leaked proposals mark an escalation in the authorities' attempts at targeting LGBTI+ individuals. They also deepen the grounds for further marginalization, stigmatization, and criminalization of LGBTI+ people in society, and expose them to the threat of further human rights violations.
We, the undersigned civil society and human rights organizations, express our strong opposition to these leaked proposed legal changes. Everyone should be able to live lives of dignity and fully enjoy all their human rights, including their rights to life, health, freedom and safety. This is why we reaffirm our commitment to protecting LGBTI+ people’s rights, defending human rights and standing alongside all those advocating for equality and human rights of all.
We urge all parliamentarians to refrain from introducing any legal amendments that discriminate against and criminalize LGBTI+ people and to publicly commit to upholding the rights of LGBTI people in line with Türkiye’s Constitution which guarantees equality and non-discrimination as well as adherence to its international human rights obligations. Should these and any similar proposals be formally tabled, we call on all legislators to firmly reject them.
We further call on the authorities to urgently stop using discriminatory and stigmatizing rhetoric against LGBTI+ people. Turkish authorities should instead take positive action to combat entrenched gender-based stereotypes and institutional homophobia and transphobia, including by law enforcement officials, incidents of which have long been documented by human rights organizations.
As signatory organizations, we are committed to defending LGBTI+ rights, and we stand side by side, and strong together.